Her metin, yazıldığı ya da oluşturulduğu dönemin izlerini taşır. Metnin içinde geliş­tiği ortam, o döneme egemen olan anlayışı (zihniyeti) da belirler. Dolayısıyla oluş­turulan/yazılan her şiir, oluşturulduğu dönemin zihniyetini yansıtır, islamiyet önce­sinde oluşturulan şiirler o dönemin toplumsal, siyasal, dinsel zihniyetinin ürünüdür. Din dışı konuları işleyen bir "koşuk" toplumsal, kültürel anlayışı yansıtmakta; dinî içerikli şiirlerde Şamanizm, Manihaizm, Budizm gibi dinlerin inançözelliklerini gös­termektedir. İslamiyet'in kabulünden sonra dinî içerikli şiirler, İslami inancı; din dışı konuları yansıtan şiirler de değişen yaşam koşullarına, kültürel yapıya uygun yeni anlayışı dile getirmektedir.

Şiirin yanlızca içeriğinde değil, biçiminde de değişiklikler meydana gelir. Örneğin gazel, kaside, mesnevi gibi nazım şekilleri Arap ve İran kültürü ve edebiyatı ile iliş­kiler sonucu Türk şiirinde de yer almaya başlamıştır.

Örnek Soru:

Bir gün sılaya geldiğimde,

Bir şeyler sezersen hâlimde,

Hiçşaşmayasın anacığım.

Başımı koyup dizlerine,

Uzun uzun ağlayacağım,

Bütün insanların yerine.

Yukarıdaki şiir için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)    Halk şiiri geleneğinden yararlanmasına karşın onun bütün özelliklerini kullan­mamıştır.

B)    Cumhuriyet dönemi toplumcu şiir anlayışını yansıtmaktadır.

C)     Dili, yalın halk dili; anlatımı anlaşılır ve açıktır.

D)    Geleneksel şiirimizin bütün anlatım özelliklerini kullanmıştır.

E)    Ölçü ve uyak kullanılmasına karşın geleneksel biçimlerden hiçbirine uygun de­ğildir.

CEVAP: D

Bu kategoriden diğerleri:

YUKARI