Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
  • Zihniyet denildiğinde aklımıza bir dönemin; sosyal ve siyasi olayları, kültürü, sanat zevki, insanlar arası ilişkileri, bilimsel ve teknik düzeyi, eğitim anlayışı, gelecek kaygısı, inanç sistemleri gelir.
  • Her eser yazıldığı dönemin izlerini taşır.
  • Şairin şiirinde işlediği tema,şiirin ses ve söyleyiş özellikleri ve dili dönemin özellikleriyle iç içedir.

Örnek - 1

Doğru yola gittin ise
Er eteğin tuttun ise
Bir hayır da ettin ise
Birine bindir az değil

Yunus Emre

Yunus Emre Hakkında Kısa Bilgi: Yunus Emre 13.yy'da Anadolu'da yaşamıştır. Şiirlerinde Allah aşkını işlemiştir.

Yukarıdaki şiirinde bize o dönemin zihniyetini yansıtan söz ve söz grupları şunlardır:

  • Doğru yola gitmek (yaşama biçimi,inanç sistemi)
  • Er eteğin tutmak (ermiş kişiden eğitim almak,eiğitim anlayışı)
  • Hayır etmek (insanlar arası ilişki)
  • Birine bin (inanç sistemi)

Örnek - 2

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Gül-i ruhsarına karşu gözümden kanlı akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulunmaz mı

Fuzuli

Yukarıdaki gazelde dönemin izlerini taşıyan söz ve söz grupları;

  • Âh etmek,candan usanmak,cefâ etmek (yaşama biçimi,sevginin çok güçlü olması)
  • Felekler (dokuz kat gök anlayışı)
  • Mum yakmak (bilim-teknik seviyesi)
  • Gül yanak (benzetme-sanat zevki)

Fuzuli Hakkında Kısa Bilgi

  • 16.yy klasik edebiyatımızın en büyük şairidir.
  • Asıl adı Mehmed'dir.
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fethi üzerine padişaha kasideler sunmuştur.
  • Bu kasidelerden dolayı kendisine maaş bağlanmış,ancak maaşı alamamıştır.
  • Bunu da "Şikayetname" adlı eserinde yazmıştır.
  • Şiirlerini Azeri şivesiyle yazmıştır.
  • Lirik şiirleriyle tanınmıştır.
  • Divan,tekke ve saz şairlerini etkilemiştir.
  • Eserleri; Divan (Türkçe, Arapça, Farsça), Leyla vü Mecnun, Hadikatü's Süeda, Kırk Hadis Tercümesi, Beng ü Bade

Örnek - 3

Ne bir güzel var avutacak gönlümü,
Bu şehirde
Ne de bir tanıdık çehre;
Bir tren sesi duymaya göreyim,
İki gözüm iki çeşme.

Orhan Veli Kanık

Yukarıdaki şiirde dönemin zihniyetini yansıtan söz ve söz grupları şöyledir;

  • Gönlünü avutmak (yaşam biçimi)
  • Tanıdık çehrenin olmaması (insanlar arası ilişkiler)
  • Tren sesi (bilim-teknik düzeyi)
  • İki gözüm iki çeşme (benzetme-sanat zevki)

Orhan Veli Kanık Hakkında Kısa Bilgi:

  • İstanbul'da doğmuştur.
  • İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirmiştir.
  • Devlet dairelerinde memur olarak çalışmıştır.
  • Beyin kanaması sonucu ölmüştür.
  • Cumhuriyet dönemi şairidir.
  • Yeni bir çığır açmıştır.
  • Birinci Yeni (Garip) Hareketi'nin en önemli temsilcisidir.
  • Şiiri şairanelikten kurtarmaya çaılmıştır.
  • Yalın bir dil kullanmıştır.
  • Gündelik konuları şiire sokmuştur.
  • Şiirde edebi sanatlara,ölçüye ve kafiyeye karşıdır.
  • Eserleri; Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, La Fontaine Masalları, Nasrettin Hoca Hikayeleri, Karşı

Dönemlerin Sanat Anlayışlarının Şiirlerdeki İzleri

Örnek İlahi (1. Örnek):

  • Dörtlüklerle yazılmıştır.
  • Düzenli ve kulağa hoş gelen bir söyleyişi vardır.
  • Tasavvuf konusunu işler.
  • Dili oldukça sadedir.
  • Halk söyleyişleri vardır.
  • Halkı yakından ilgilendiren konular işlenmiştir.
  • Amaç, halka öğüt vermektir.
  • Bu şiir; işlediği konu, dili ve yazılış biçimiyle değerlendirildiğinde şiirin tasavvuf geleneğine bağlı olarak yazıldığı görülür.

Örnek Gazel (2. Örnek): 

  • Beyitlerle yazılmıştır
  • Mısraları ilahiye göre uzundur
  • Biçim ve dil yönüyle ilahiden farklıdır
  • Arapça-Farsça sözcük ve tamlamalar yoğunluktadır
  • Kişisel duygular işlenmiştir
  • Yoğun olarak benzetmelere başvurulmuştur
  • Şiir bu özelliğiyle klasik şiir geleneğine bağlı olarak yazılmıştır.

Garibim Şiiri (3. Örnek):

  • Mısra sayısı ve mısraların uzunluğu farklıdır
  • Teknoloji şiire girmiştir
  • Duygusal bir şiirdir
  • Şair kalabalığın içindedir
  • Günlük konuşma dili kullanılmıştır
  • Bu özelliğiyle serbest nazım geleneğine bağlıdır.
  • Her üç şiirde de şairler, içinde bulundukları sosyal-kültürel yaşamı yansıtmışlardır.
Öğeyi Oyla
(8 oy)

Aruz Ölçücü

  • Arap edebiyatına aittir.
  • Hecelerin uzunluk ve kısalıklarına dayanır.
  • Uzun (Kapalı) Hece: Ünsüzle veya uzun ünlüyle biten hecedir. (-) ile gösterilir.
  • Kısa (Açık) Hece: Ünlüyle biten hecedir. ( . ) ile gösterilir.
  • Bütün mısralar bu kurala göre incelenir.
  • Ritm bu kuralla sağlanır.
  • Mısra sonlarındaki hece daima uzun hece kabul edilir; â,î,û uzun hecelerdir. İki ses değerindedir. Bu yüzden uzun kabul edilir.
  • Bir ünsüz,bir ünlü ve tekrar iki ünsüzden oluşan heceler de bazen bir buçuk hece kabul edilir. Kırk, rahm...
  • Bir ünsüz,bir uzun ünlü ve bir ünsüzle kurulmuş heceler de bazen bir buçuk hece kabul edilir. Nâz, yâr...
  • Türk edebiyatında aruz ölçüsü ilk defa Kutadgu Bilig adlı eserde kullanılmıştır
  • Aruz ölçüsü Türkçe'nin ses yapısına uymaz.
  • Aruz ölçüsünü Türkçe'ye en başarılı uygulayan şairler Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal'dir.
  • Tanzimat döneminde aruza karşı ilk tepki Ahmet Cevdet Paşa'dan gelmiştir.
  • Ahmet Cevdet Paşa, Türk şiirinin doğal ölçüsünün hece ölçüsü olduğunu söylemiştir.
  • Servet-i Fünun şairleri, aruz kalıplarını, müzik değerleri bakımından ele almışlardır.
  • Bu ölçü Türk edebiyatında en çok, Klasik Türk şiir geleneğinde kullanılmıştır.

Aruz Ölçüsü Terimleri

  • Vasl (Ulama): Ünsüzle biten bir sözcüğü,ondan sonra gelen sözcüğün ünlü harfine bağlamaktır. Ölçüde yan yana iki açık hece gerektiği zaman yapılır.
  • İmale: Ölçüde, kapalı hece gereken yerlerde açık heceyi biraz uzatarak okumaktır. Aruzda bir kusur sayılır.
  • Med: İki kapalı hece arasında bir açık hece bulunması gerektiğinde, bir uzun ünlü ve bir ünsüzle biten birinci heceyi imaleden biraz daha uzun okumaktır.
  • Zihaf: Kısma demektir. Ölçü gereği, uzun bir heceyi kısa okumaktır. Bir aruz kusurudur.

Hece Ölçüsü

  • Türk edebiyatının doğal ölçüsüdür
  • Dizelerdeki hecelerin sayılarına göre oluşturulmuş bir ölçüdür
  • Halk şairleri bu ölçüyü kullanmışlardır
  • Duraksız hece ölçüsünün ilk örneğini Tanzimat dönemi sanatçısı Abdülhak Hamit Tarhan denemiştir
  • Edebiyatımızda şiirde ölçüyü kabul etmeyen ilk edebi topluluk Garipçilerdir
  • Hece ölçüsünde dizenin belli bölümlere ayrılmasına durak denir.

Serbest Ölçü

  • Hece ve aruz ölçüsü dikkate alınmadan yazılan şiirlerdir
  • Hece sayıları eşit değildir
  • Şairler, işledikleri konuya göre dizelerin uzunluk ve kısalığını ayarlar
  • Edebiyatımıza Cumhuriyet'ten sonra girmiştir
  • Bu tür şiirlerde ahenk, vurgu ve tonlama ile, ses tekrarları ile sağlanır

Örnek

Bir kelime buldum çın çın öter
Adı candır.
Bir renk kopardım can dalından,
İçi can dolu,
Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.
Bir gölge düştü önüme dedi ki:
Bir yüküm var benden ağır
Bu yüküm beni taşır
Adı candır.

Sayfa 1 / 53

reklam-veriniz

teog turkce

lys-edebiyat-testleri-2

ygs-turkce-testleri

YUKARI