Öğeyi Oyla
(16 oy)
Anadolu'da, temelleri XIII ve XIV. yüzyıllarda Hoca Dehhanî, Ahmedî gibi şairlerce atılan ve XV. yüzyıldan sonra da bütün kurallarıyla ortaya çıkan bir seçkinler edebi­yatıdır. Çünküşair ve yazarlarının hemen hepsi medreseden yetişmiş, saray çev­resinden insanlardır, içlerinde şeyhülislamlar, paşalar, vezirler, hatta padişahlar var­dır. Bu yüzden bu edebiyata saray edebiyatı diyenler de çıkmıştır. Divan edebiyatında şair ve yazarlar kadar, bunların ürünlerini okuyanlar da seçkin insanlardır. Bir başka ifadeyle divan şair ve yazarlarının amacı halka seslenmek de­ğildir. Divan şairleri için önemli olan, seçkin bir zümreye, yüksek mevkilerdeki in­sanlara ulaşmak, onların beğenisini ve övgüsünü hak etmektir. Divan edebiyatının bu özelliğini dikkate alanlar da divan edebiyatından…
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş aşamasında oluşan bir yapıttır. Ya­pıtta nazımla nesir iç içedir. Olaylar nesirle, duygularsa daha çok, nazımla dile ge­tirilmiştir. Bu yüzden de yapıt, ne tam bir halk hikâyesi ne de destandır. Her ikisin­den de belli özellikler taşır. XIV. ya da XV. yüzyılda adı bilinmeyen biri tarafından yazıya geçirilmiştir. Anlatımı güçlendirmek için de yer yer secilere ve aliterasyonla­ra başvurulmuştur. On iki hikâyeden oluşan yapıtın başında, yapıta adını veren De­de Korkut'un kişiliğinin anlatıldığı bir ön söz vardır. Öykülerde genel olarak Müslü­man Oğuzların kendi iç çekişmeleri; Rum, Ermeni, Gürcü komşularıyla ve doğa üs­tü varlıklarla yaptıkları savaşlar anlatılır. Birbirinden bağımsız hikâyeler, her…
Sayfa 9 / 16

reklam-veriniz

teog turkce

lys-edebiyat-testleri-2

ygs-turkce-testleri

YUKARI