Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Bir kılışı, oluşu, durumu kip-zaman ve kişi çekimi ile anlatan; olumsuz da yapılabi­len sözcüklere eylem (fiil) denir. Eylem kök ya da gövdesine -mek (-mak) eki getirilerek elde edilen sözcük, mastar (eylemin adı)dır: gel-mek, oku-mak, açtır-mak... Mastar eki atıldıktan sonra geriye kalan eylem kök ya da gövdesine; eklerle, zaman ve kişi kavramı katılmasıyla eylem cümlede kullanılacak biçimini alır, çekimli eylem oluşur. Çekimli eylemde olumluluk-olumsuzluk anlamı da vardır. Olumsuzluk anla­mı "-ma" (-me) ekiyle sağlanır. Eylem cümlelerinde asıl yargıyı yüklenen (yüklem olan) öge eylem (çekimli fiil)dir. Çekimli eylemler, isme ait çekim eklerini alamaz. Eylemsi (fiilimsi)ler; eylem anlamı taşıdıkları, mastar biçiminde söylenebildikleri, hatta çatı…
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Temel yüklem görevindeki eyleme (fiile) bağlı olarak kullanılan zarflar cümlenin zarf tümleci olurlar: ÖRNEKLER: Azıcık daha ye. Aşağı indi. Askerden döndüğünün ertesi günü işe başladı. (Zarf öbeği, zaman zarfı anla­mıyla zarf tümleci olmuştur.) Elbette olur ev yıkanın hanesi viran. Kapıyı öfkeyle çarptı. ("Öfke ile" edat öbeği durum zarfı ve zarf tümlecidir; çünkü "Nasıl?" sorusunun cevabıdır.) Fiilimsilere, sıfatlara ve zarflara bağlı görev yapan zarflar, temel cümlede ayrıca öge olmaz: ÖRNEKLER: Pek güzel anlaşıyorlar. ("Pek güzel" zarf tümlecidir. Ancak asıl tümleç olan "gü­zel" zarfıdır. "Pek" onunla öbekleşmiş, birlikte tümleç görevi üstlenmişlerdir.) Oldukça marifetli bir kızı vardı. ("Oldukça" zarfı "marifetli" sıfatının zarfıdır, altı…
Page 5 of 82
YUKARI