Öğeyi Oyla
(0 oy)
Toplumcu gerçekçilerden farklı olarak insan gerçekliğini toplumsal yönüyle değil; psikolojik yönüyle anlatma gayreti içine girmişlerdir. Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır. Dil ve anlatım bakımından seçkinci, mükemmeliyetçi bir anlayış hâkimdir. Zaman, psikolojik sorunlar, hastalık, bireysel bunalım, Doğu-Batı sorunsalı, kaçış, geçmiş-şimdi, birey-toplum, değer yargıları, korku gibi bireysel konuları ele alırlar. Eserlerde olay örgüsü insana özgü bir gerçeği ifade etmek üzere psikolojiden yararlanılarak düzenlenir. Yazarlar insan gerçekliğini farklı yönlerden ifade etme çabası içindedir. Yazarlar, kişilerindeki değişimi maddi plandan, çerçeveden, manevi plana doğru çizerler. Ruhun üstünlüğü önemsenmiştir. Maddeci dünya görüşüne karşı bir anlayış olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlayışla yazan yazarlar Peyami…
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
TOPLUMSAL GERÇEKÇİLER 1930’lu yıllardan itibaren roman ve hikâyede köylüden, işçiden ve dar gelirliden söz edilmeye başlanır. Bu durum gelişme ihtiyacının yanında ideolojik tavırdan da kaynaklıdır. Olay örgüsü, insana özgü bir gerçekliği ifade etmek üzere düzenlenir. Toplumcu gerçekçiler toplumdaki düzensizlikleri ve çatışmalar ile köy gibi küçük yerlerinin sorunları üzerinde yoğunlaşırlar. Dolayısıyla eserlerini ağa-köylü, Öğretmen-imam, halk-yönetici, zengin-fakir, aydın-cahil gibi farklılıklar üzerine kurarlar. Anadolu coğrafyası ile insanı konu edilirken büyük şehirlere göçün ortaya çıkardığı problemlerin üzerinde durulur. Sanat eserlerini belli görüşleri ifade etmek için araç olarak kullanırlar. Bazı yazarlar halkı aydınlatmak için bazı bölgeleri özellikle konu olarak seçerler. Konu anlatımını aşağıdaki ekten indirebilirsiniz.
Sayfa 7 / 12

reklam-veriniz

teog turkce

lys-edebiyat-testleri-2

ygs-turkce-testleri

YUKARI