Öğeyi Oyla
(0 oy)
Modernizm geleneksel olanı yeni olana tabi kılma tavrı, yerleşik ve alışılmış olanı ortaya çıkana uydurma ve düşünce tarzıdır. Modernizm; varlıkların göründükleri gibi olmadıklarını, yerleşik uzlaşımlara modern toplumun sıradan ve bayağılığına isyanı ön plana çıkarır. İnsanın dışındaki dünyayı yalın bir biçimde yansıtmadan kaçınır. Modernizmde geleneksel anlatımı ve yapıyı reddetmek önemlidir. 20. yüzyılın ortalarından itibaren bireyin kendisiyle ve hayatla ilişkisi eserlerde ele alınır. Eserlerde olay örgüsü estetik bir kaygıyla ve insana özgü bir gerçekliği ifade etmek üzere düzenlenir. Modernizmi esas alan eserlerde alegorik anlatıma önem verilir. İnsan duygu, düşünce ve davranışlarıyla karmaşık bir varlık olduğu için bireyin bunalımları ve toplumla çatışmaları anlatılmak…
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Toplumcu gerçekçilerden farklı olarak insan gerçekliğini toplumsal yönüyle değil; psikolojik yönüyle anlatma gayreti içine girmişlerdir. Olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını anlatmışlardır. Dil ve anlatım bakımından seçkinci, mükemmeliyetçi bir anlayış hâkimdir. Zaman, psikolojik sorunlar, hastalık, bireysel bunalım, Doğu-Batı sorunsalı, kaçış, geçmiş-şimdi, birey-toplum, değer yargıları, korku gibi bireysel konuları ele alırlar. Eserlerde olay örgüsü insana özgü bir gerçeği ifade etmek üzere psikolojiden yararlanılarak düzenlenir. Yazarlar insan gerçekliğini farklı yönlerden ifade etme çabası içindedir. Yazarlar, kişilerindeki değişimi maddi plandan, çerçeveden, manevi plana doğru çizerler. Ruhun üstünlüğü önemsenmiştir. Maddeci dünya görüşüne karşı bir anlayış olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlayışla yazan yazarlar Peyami…
Page 4 of 9
YUKARI