Öğeyi Oyla
(0 oy)
Sözcüklerin, cümlelerin kolayca söylenebilmesi; bir şiirin, yazının, öykü­nün rahatça okunabilmesidir. Anlatımda akıcılık aynı veya yakın seslerin çok kullanılması ya da sözcü­ğe çok sayıda "ek" eklenmesi ile bozulabilir. Örnek: ululaştırılanlardan, köylüleştirilemeyenlerden... Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi. NOT Öykü, roman gibi türlerde "akıcılık", sözcük ve cümleleri ilgilendirdiği gibi kurgu ve merak öğelerine de bağlıdır. Yapmacıktık, kapalılık ve abartılı, ağdalı anlatım akıcı­lığı zedeler. Sözü ilginç kılan ve anlatımı engellemeyen söyleyişler akıcılığı bozmaz.
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Gösterişsiz ve süssüz bir anlatımdır. Anlaşılması zor sözcüklerin kullanıl­maması, ağır söz sanatlarına yer verilmemesidir. Anlamdaşı "sadelik"; karşıtı "süslü" anlatım "sanatlı" anlatım, çok süslü anlatım için (Divan ve Servetifünûn dönemlerindeki üslup özelliği) "ağdalı" sözcüğü kullanılır. Örnekler: Şafak bir nehr-i hüzn eyler reh-i ümmid-i hûnundan Düşer bin şi'r-i muzlim ol ziyanın her sütunundan Abdülhak Hamit Tarhan (Tanzimat II. Dönem sanatçısı) Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu Cenap Sahabettin (Yukarıdaki dizelerde süslü,  ağdalı anlatım görülmektedir;  Cenap'ın dizelerinde anlamını bildiğimiz sözcüklerin kullanılması bile süslü, sanatlı anlatımı engelleyememiştir.) NOT Nasıl yazacağı yazarın bileceği bir iştir. Onu bu tutumundan dolayı…
Page 2 of 3
YUKARI