Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Oğuz Kağan Destanı, Kun (Hun) Türkleri'nin destanıdır. Mete'nin (M.Ö. 209-174) fe­tihlerinin ve Kun devletinin kuruluşunun izlerini taşıdığı sanılmaktadır. Destanın ko­nusu, XIII. yüzyılda Uygur harfleriyle ve nesirle yazıya geçirilmiştir; içinde manzum parçalar da vardır. Örnek Metin: Oşul ogulnun ağızı ataş kızıl irdi, köz­leri al, saçları, kaşları kara irdiler irdi. Yakşı nepsikilerdin körüklügrek irdi. Oşul oğul anasının kögüzündin oguznı içip mundm artıkrak içmedi. Yiğ et, aş, sürme tiledi. Tili kile başladı. Kırık kündin son bedükledi, yüridi, oynadı... Bu çocuğun ağzı ateş kızılı idi; gözleri ela, saçları, kaşları kara idi. Güzel periler­den daha güzeldi. Bu çocuk anasının göğ­sünden ağzı (ilk sütü) içip bundan…
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Kitâb-ı Dede Korkut'un içinde 1 önsözle 12 hikâye vardır. Aşağıdaki parça, "Kanlı Koca Oğlu Kanturalı" hikâyesinden alınmıştır. [Kanturalı yaman bir yiğittir. Trabzon tekfurunun çok güzel ve usta bir okçu olan kı­zı Selcan Hatun'la evlenmek ister. Kızı almak için üç canavarla (bir boğa, bir arslan, bir deve) savaşıp hepsini yenmek koşulu konmuştur. Kanturah, hepsini yenip kızı alır.] Aşağıdaki parçada Kanturalı'nın boğa ile savaşması anlatılmaktadır: Demir zincir ile boğayı getirdiler. Boğa dizin çöktü, boynuzuyla bir mermer taşı yoğurdu, peynir gibi ditti. Kâfirler Aydur: — Şimdi yiğidi atar, yıkar, serer, yırtar dediler. Bunu işidecek kırk yiğit ağlaştılar. Kanturalı sağma baktı, kırk yiğidin ağ­lar…
Page 3 of 10
YUKARI