Fiillerde (Eylemlerde) Kip Özel

Eylemin gerçekleşmesi, zaman kavramı içinde mümkündür. Zaman içinde eylem ya gerçekleşip olup bitmiştir ya gerçekleşmektedir, henüz bitmemiştir ya da sözün söy­lenmesinden sonraki bir zaman diliminde gerçekleşecektir. Eylemin gerçekleşmesi bir dilek biçiminde ifade ediliyor da olabilir. Dileklerde de örtülü bir gelecek zaman anlamı vardır. Fiilin gösterdiği kılış, durum veya oluşun zamana bağlı olarak nasıl gerçekleştiğini veya gerçekleşeceğini gösteren söyleyiş kalıplarına kip adı verilir.

Türkçede kipler nitelik yönünden ikiye ayrılır: Haber (bildirme) kipleri ve  dilek (tasarı) kipleri.

Kiplerin alt türleri belli eklerle yapılır. Her alt türün kendi eki vardır: geliyor, gelse...

Kipler, aldıkları kip eklerinin sayısına göre de ikiye ayrılır:

1) Basit kip (basit çekim, basit zaman): Eylemin tek kip-zaman ekiyle çekimlen­miş biçimidir:

Örnekler: gel-di, gel-miş, gel-iyor, gelecek, gelir; gelmeli, gelelim, gel-se...

2) Birleşik kip (birleşik çekim, birleşik zaman): Eylemin iki kip-zaman eki alarak çekimlenmiş biçimidir:

Örnekler: gel-miş-ti, gel-miş-se, gel-iyor-du, gel-meli-(y)di.

NOT: Birleşik kip çekimini sağlayan ikinci ek, aslında ek eylemdir, ayrı da yazılabilir:

Örnek: gelmiş idi, gelmiş ise, geliyor idi...

Fiillerin aldığı kip-zaman ve kişi ekleri çekim ekidir. Sözcüğün yapısını etkilemez.

BASİT KİPLER

1) HABER (BİLDİRME) KİPLERİ

Eylemin yapıldığını, yapılıyor olduğunu ya da yapılacağını zamana bağlayarak bildiren kiplerdir.

a) Bilinen (Belirli-Kesin-Görülen) (-di'li) Geçmiş Zaman: "-di" (-ti, -ti, -tu, -tü, -di, -du, -dü...) eki ile yapılır. Eylem sözden öncedir; söz söyleyen, eylemi görmüştür ya da gü­venilir duyumlar, kanıtlar vardır. Dolayısıyla kesinliğinden emindir.

Örnekler:

  • Dün epeyce kar yağdı. (Görülmüş)
  • Ayak sesleri yaklaşıyor, geldiler. (Duyularla kesinleşmiş)
  • Cumhuriyet 1923'te kuruldu. (Bilinen, kanıtlanmış kesinlik)
  • Olumlu çekim örneği: yazdım, yazdın, yazdı; yazdık, yazdınız, yazdılar.
  • Olumsuzu: yazmadım, yazmadın, yazmadı; yazmadık, yazmadınız,  yazmadılar.
  • Soru ve olumsuz soru: yazdım mı? yazmadın mı? yazmadılar mı?

b) Duyulan (Belirsiz-Kesin Olmayan, Öğrenilmiş, -miş'li Geçmiş Zaman): "-miş" (-mış, -müş, -muş) ekiyle çekimlenir. Eylem sözden öncedir. Eylem başkasın­dan duyulmuş ya da olup bittikten sonra fark edilmiştir.

Örnekler:

  • Çanakkale'ye dün epeyce kar yağmış. (Başkasından öğrenilmiş.)
  • Masada uyuyakalmışım. (Bilinçsiz gerçekleşmiştir.)
  • Ben görmeyeli epey büyümüşsün. (Sonradan algılanarak fark edilmiştir.)
  • Keloğlan bir de bakmış ki... (Masal üslubu) (Masal ve fıkra anlatım biçiminde de "başkasından öğrenilme" anlamı vardır.)
  • Nasrettin Hoca Timur'a demiş ki...
  • Olumlu çekim örneği: yazmışım, yazmışsın, yazmış; yazmışız, yazmışsınız, yaz­mışlar
  • Olumsuzu: yazmamışım, yazmamışsın, yazmamış; yazmamışız, yazmamışsınız, yazmamışlar
  • Soru ve olumsuz soru: yazmış mı? yazmamışlar mı?

c) Şimdiki Zaman: "-yor" [-(i)yor, -(ı)yor, -(ü)yor, -(u)yor] ekiyle çekimlenir. Eylem­le söyleyiş aynı anda gerçekleşmektedir. Eylem henüz bitmemiştir.

Örnekler:

  • Babam odasında kitap okuyor.
  • Bakın, kar nasıl da yağıyor.
  • Yıllardır bu semtte oturuyorlar.
  • Yunus Emre'nin şiirleri yedi asırdır dillerde dolaşıyor.
  • Olumlu çekim: yazıyorum, yazıyorsun, yazıyor; yazıyoruz, yazıyorsunuz, yazıyor­lar
  • Olumsuz çekim: yazmıyorum, yazmıyorsun, yazmıyor; yazmıyoruz, yazmıyorsu­nuz, yazmıyorlar
  • Soru ve olumsuz soru: yazıyor musun? yazmıyor musunuz?

NOT: Eylem kök ya da gövdesine; "-mek" (-mak) mastar eki, "-de" (-da, -ta, -te) durum eki ve ardından ek eylem getirilerek şimdiki zaman anlamı kazandırılabilir.

Örnek:

  • Otobüs kasabaya girmektedir. (... giriyor.)
  • Otobüs kasabaya girmekte. (... giriyor.)
  • Otobüs kasabaya girmekteymiş. (... giriyormuş.)
  • Artık dayısıyla oturmaktaymış. (... oturuyormuş.)

d) Gelecek Zaman: "-ecek" [-acak, -(y)ecek, -(y)acak] ekiyle çekimlenir. Eylem, söyleyişten sonra gerçekleşecektir.

Örnekler:

  • Yarın hastaneye gideceğim.
  • Başına öyle çoraplar öreceğimki cin çarpmışa dönecek.
  • Şu adam biraz sonra ağaçtan düşecek.
  • Bu toplantıya onu çağırmayacağız.
  • Olumlu çekim: yazacağım, yazacaksın, yazacak; yazacağız, yazacaksınız, yazacaklar
  • Olumsuz çekim: yazmayacağım, yazmayacaksın, yazmayacak; yazmayacağız, yazmayacaksınız, yazmayacaklar
  • Soru ve olumsuz soru: yazacak mısın?, yazmayacaklar mı?

e) Geniş Zaman: "-r" [-(i)r, -(ı)r, -(ü)r, -(u)r, -(e)r, -(a)r] ekiyle çekimlenir. Her üç ana zamanı içine alacak biçimdedir. Genel yargıları anlatmakta da işe yarar.

Örnekler:

  • Akşamları kitap okurum.
  • Her yaz köyümüze gideriz.
  • Kuşlar uçar, solucan yer altında yaşar.
  • Meyveli ağacı taşlarlar.
  • Olumlu çekim: yazarım, gelirsin, yatar; okuruz, görüsünüz, alırlar.
  • Olumsuz çekim: yazmam, yazmazsın, yazmaz; yazmayız, yazmazsınız, yazmaz­lar
  • Soru ve olumsuz soru: yazar mısın?, yazmaz mısınız?, yazmazlar mı?

2) DİLEK KİPLERİ

Eylemin yapılışıyla ilgili isteği, koşulu, gerekliliği ya da emri dile getiren kipler­dir. Bunlarda özel bir zaman anlamı yoktur. Ancak hepsinde bir gelecek zaman ayırtısı sezilir.

a) Gereklilik Kipi: "-meli" (-malı) ekiyle çekimlenir, işin yapılması ya da yapılma­ması gerektiğini bildirir.

Örnekler:

  • Yarın mutlaka toplantıya katılmalıyım.
  • İşlere daha sıkı sarılmalısın.
  • İyileşmeli, çalışmalı, para kazanmalısın.
  • Olumlu çekim: yazmalıyım, yazmalısın, yazmalı; yazmalıyız, yazmalısınız, yazmalılar
  • Olumsuz çekim: yazmamalıyım, yazmamalısın, yazmamalı; yazmamalıyız, yazmamalısınız, yazmamalılar
  • Soru ve olumsuz soru: yazmalı mıyım?, yazmamalı mıyım?, yazmalı mısın?, yazmamalılar mı?

NOT: Cümleye gereklilik anlamı, bazı sözcüklerin anlamlarından yararlanılarak da kazandırılabilir.

Örnek:

  • Yarın dershaneye gelmen gerekiyor . (Şimdiki zaman çekimli)
  • Çalışmak zorundayım . (Yüklem, ek eylem almış ad soylu sözcük)
  • Yazmamız gerekir . (Geniş zaman çekimli)

b) Dilek-Koşul (Dilek-Şart) Kipi: "-se" (-sa) ekiyle çekimlenir. Bir eylemin ger­çekleşmesi için gerekli olan öteki eylemi bildirir. Koşullu yargılar yan yargı gibi­dir, yarım izlenimi uyandırır. Arkasından tamamlayıcı asıl yargı gelir.

Örnekler:

  • Biraz daha beklesek otobüse binerdik.
  • Çiçeği biraz sulasanız yeşerir.
  • Koşul anlamından uzaklaştığı durumlar da vardır.

Örnekler:

  • Bu işte bir bit yeniği var ama nasıl anlasak?
  • Dünya yıkılsa umurunda değil.
  • Ne verseler, ona razı olacağız.
  • Bu kutuda olsa olsa yirmi kitap vardır.
  • Olumlu çekim: yazsam, yazsan, yazsa; yazsak, yazsanız, yazsalar
  • Olumsuz çekim: yazmasam, yazmasan, yazmasa; yazmasak, yazmasanız, yazmasalar
  • Soru ve olumsuz soru: yazsam mı?, yazmasalar mı?

c) İstek Kipi: "-e" [-a, -(y)e, -(y)a] ekiyle çekimlenir. Eylemin gerçekleştirilmesi isteğini anlatır. Olumsuz da çekimlenebilir. Öğütle­rin, direktiflerin anlatımına uygundur. II ve III. kişi için kullanıldığında emir kipi­ne yaklaşır. Günümüzde bu kişiler (II ve III. tekil-çoğul kişiler: yaz - a - siniz, yaz - a - lar) pek kullanılmamaktadır.

Örnekler:

  • Kendimize güvenelim, çalışalım; sonra övünelim.
  • İyilik edelim, iyilik bulalım.
  • Ona pek güvenmeyelim.
  • Karanlıkta kalmayasınız.
  • Olumlu çekim:  yazayım, yazasın, yaza; yazalım, yazasınız, yazalar
  • Olumsuz çekim:yazmayayım, yazmayasın, yazmaya; yazmayalım, yazmayasınız, yazmayalar
  • Soru ve olumsuz soru: yazayım mı?, yazmayalım mı?

d) Emir (Buyuru, Buyruk) Kipi: Belli bir eki yoktur. Her eylemin çekimsiz biçimi II. tekil kişi için emir çekimidir: otur, yaz, ye, konuş... III. kişi için "-sin" ve "-sin­ler" ekleri kullanılır. Asıl kullanımı emirleri, direktifleri bildirmek içindir.  Dilekleri rica, dua, yalvarma biçimlerinde de ifade eder.

Örnekler:

  • Yere yatın. (Gerçek emir)
  • Biraz sabırlı ol. (Öğüt, tavsiye - II. tekil kişi)
  • Lütfen biraz daha bekleyin. (Rica)
  • N'olur bize acıyın! (Yalvarma)
  • Ya Rab; sen benim yüzümü kara çıkarma! (Dua)
  • Olumlu çekim: yaz, yazsın; yazın, yazsınlar (I. tekil kişi ve I. coğul kişi  çekimi yoktur. I. kişinin yerinde gerektiğinde istek çekimi kullanılır: yazayım, yazalım.)
  • Emir kipinin olumsuzu, sorusu, olumsuz sorusu da kullanılır:  yazma , yazmayın; yazsın mı?, yazmasınlar  mı?
YUKARI