Koşma, en az 3, en çok 5-6 dörtlük olur (ara sıra, dörtlük sayısı 6'dan çok da olabilir).

Hece ölçeğinin 11 heceli kalıbı ile söylenir.

Koşmanın uyak örgüsü şu şekildedir: abab/cccb/çççb... xbxb/cccb/çççb...

Aşık debiyatının en yaygın biçi­midir. Koşma terimi koşmak (katmak, eklemek, güfteye beste eklemek) masta­rından türemiştir.Âşık (saz ozanı) geleneğinde, koşma, aynı zamanda bir ezginin de adıdır; 11 heceli kalıptan başka kalıplarla söylenmiş şiirlere de, koşma ezgisiyle söylendiği zaman, koşma adı verilmiştir.

"Koşma" diye tanınan başlıca ezgi­ler şunlardır: Acem koşması, Kerem, Kesik Kerem, Gevheri, Ankara koşması, El-pük (Yelpük) koşması, Bayındır koşması, Sivrihisar koşması, Sümmanî, Cem koşması, Bülbül koşması, Topal koşma

Biçimlerine göre koşma çeşitleri:

  • a) Düz koşma:Bu, yukarıda özelliklerini söylediğimiz asıl koşmadır.
  • b) Yedekli koşma:Koşmanın her hanesinde, ilk iki dize ile son iki dize ara­sına; ya da, her hanenin altına 7 ya da 8 heceli kalıpla hazırlanmış, 5'er ya da 4'er dizeli yedekler eklenerek söylenen koşma.
  • c) Musammat koşma:Dizelerin yalnız sonlarında değil, dize ortalarında da (durakların sonlarında), dizenin uyağına uygun ayak kullanılan koşma.
  • ç) Ayaklı koşma: Musammat koşmanın her hanesinin altına, 4'üncü dizele­rin (bağlama dizelerinin) ayağına uygun uyaklı ve 5 heceli küçük bir dize ekle­nerek söylenen koşmadır.
  • d) Zincirleme koşma: Her hanenin son dizesindeki ayak sözcüğü bir aşağı­daki hanenin ilk dizesinin başında kullanılarak söylenen koşma. (Dizenin so­nundaki sözcüğün bir alttaki dizenin başında kullanılması sanatına -söz oyununa- Divan şiirinde iade denir).
  • e) Zincirleme ayaklı koşma: Her hanenin altına -ayaklı koşmada olduğu gi­bi- 5 heceli küçük bir dize eklenerek söylenen koşma. Bu yoldaki koşmalar da, Divan edebiyatındaki müstezatlara benzetilerek sonradan uydurulmuştur.

Koşma ile, akla gelebilecek her temada ve her konuda (aşk, ayrılık, özlem, doğa sevgisi, yurt sevgisi, yiğitlik, talihten yakınma, ölene acın­ma, toplumsal adaletsizliği kınama, kişiyi ve toplum düzeninin bozukluğunu yerme, alay, gülmece, vb.) ve her türde (lirik, epik, didaktik, pastoral) şiir söy­lenebilir.

Halk şiirleri, konularına göre de birtakım adlar alırlar:

a) Güzelleme

b) Koçaklama

c) Taşlama

ç) Ağıt

Bu konular ve türler, koşma tipi ile söylenen öteki nazım dallarında da (se­mai, varsağı, bazı türküler) işlenir.

Koşma tipiyle söylenmiş şiirler (koşma, semai, varsağı, destan, türkü), ge­nellikle ozanın ağzından söylenmekle birlikte, -manilerde olduğu gibi- kimi za­man "söyleşme"li (diyalog, muhavere) de olabilir.

Koşmalarda, "dedim, dedi" yöntemi yaygındır; ötekilerde daha başka yöntemler kullanılmıştır.

Örnek:

Mecıum'a dönmüşüm bilmem gezdiğim

Dağlar mıdır sahra mıdır çöl müdür

Dostumun bağına girip dizdiğim

Lâle midir sümbül müdür gül müdür

* * *

Aşk değil mi beni derde düşüren

Ferhat gibi yüce dağlar aşıran

Yâri böyle benden ayrı düşüren

Adüv müdür engel midir il midir

* * *

Kâmil olan belli olur söz ilen

Al yanağa çifte benler dizilen

Mâh yüzüne bölük bölük yazılan

Kâkül müdür zülüf müdür tel midir

* * *

Gevheri der bulmam kimseden vefa

Dost diye sevdiğim etti kim safa

Hûblarm âşıka ettiği cefa

Kanun mudur erkân mıdır yol mudur

Gevheri

YUKARI