Sıfat; çekim eki aldığında ya da çekim eki almasa bile sıfat tamlamasından ad öğesi düştüğünde adlaşır. İşaret sıfatları, belgisiz sıfatlar ve soru sıfatları böyle kullanım­larda zamir (adıl) olur. Adlaşan niteleme sıfatları "adlaşmış sıfat" diye anılır.

Örnekler:

  • Büyük büyüklüğünü, küçük küçüklüğünü bilmeli. ("Büyük" ve "küçük" sözcükleri çekim eki almadan adlaşmış, cümlede özne gö­revi üstlenmişlerdir. "Büyüklük" ve "küçüklük" sözcükleri yapım ekiyle türetil­miş addır. Böyle sözcükler adlaşmış sıfat değil, türemiş ad sayılır.)
  • Haylaza bak, hiç utanmışa benziyor mu? (Durum eki alarak adlaşan sıfatlar dolaylı tümleç oldu.)
  • Dinsizin hakkından imansız gelir. ("Dinsiz", tamlayan görevi üstlenerek; "imansız", özne olarak adlaştı.)
  • Küçük kız, ablasından daha uyanıktı. ("Uyanık" niteleme sıfatı, ek eylem alarak adlaştı ve yüklem oldu.)
  • Birkaç koyun sattı; birkaçını kardeşine bıraktı. ("Birkaçını" sözcüğü adlaşmış sıfat değil, belgisiz zamirdir.)
YUKARI