Ağıt, bir kişinin ölümünden duyulan acıyı anlatan şiirlerdir. Divan edebiya­tında buna mersiye denirdi. Ağıt yakmanın Türk toplumunda çok eski bir geçmişi vardır. İslâmiyet'ten önceki dönemde, ünlü bir kişinin ölümünden sonra yapılan ve "yuğ" adı verilen dinsel yas törenlerinde sagu denen şiirler söylenirdi; bu şiirlerde, ölünün iyilik­leri, yaşarken yaptığı işler, yiğitlikler anlatılırdı. Elimizde, ünlü yiğit Alp Er Tunga için söylenmiş bir sagudan parçalar vardır. Ana­dolu'da ölenin arkasından yas törenleri düzenleme ve ağıt söyleme geleneği hâ­lâ sürmektedir.Halk şiirinde, kişilerin ölümünden başka, herhangi büyük bir toplumsal fe­lâket dolayısıyla da ağıtlar söylenmiştir. Ağıt, bir nazım biçimi değil, bir şiir türüdür; koşma biçimiyle söylendiği gibi, türkü biçimiyle de söylenir.

Örnek:

KOŞMA

Ozan, bu ağıtı, nişanlı iken genç yaşta ölen amcası kızı Ziyade için söylemiştir.

Sefil baykuş ne gezersin bu yerde

Yok mudur vatanın, illerin hani

Küsmüş müsün selâmımı almazsın

Şeyda bülbül şirin dillerin hani

* * *

Ecel tuzağını açamaz mısın

Açıp da içinden kaçamaz mısın

Azad eyleseler uçamaz mısın

Kırık mı kanadın kolların hani

* * *

Aç mısın yok mudur ekmeğin aşın

Odan ne karanlık yok mu atasın

Hanidir güveyin hani yoldaşın

Hani kapın bacan yolların hani

* * *

Alışmış kaşların var mı kınası

Ala idi o gözlerin binası

Kocadm mı on beş yaşın sunası

Yok mudur takatin nalların hani

* * *

Emmim kızı aç kapıyı gireyim

Hasta mısın halin hat(ı)rın sorayım

Susuz değil misin bir su vereyim

Çaylarda çalkanan sellerin hani

* * *

Yatarsın gafletle gamsız kaygusuz

Ninni balam ninni kalma uykusuz

Hem garip hem çıplak hem aç hem susuz

Felek fukarası malların hani

* * *

Daha seyrangâha çıkamaz mısın

Çıkıp da dağlara bakamaz mısın

Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın

Ver bana tutayım ellerin hani

* * *

Sen de Hıfzı gibi tezden uyandın

Uyandın da taş yastığa dayandın

Aslı Han'ım gibi kavruldun yandın

Yeller mi savurdu küllerin hani

Kağızmanlı Hıfzı

Bu kategoriden diğerleri:

Benzer Öğeler (etikete göre)

YUKARI