Günlük Türü ve Özellikleri

Günlük (fr. Journal), bir kimsenin görgü ve düşüncelerini günü gününe ya­zarak ve üstüne tarih koyarak meydana getirdiği yazıdır.

Eskiden bu yoldaki yazılara rûznâme (günlük yazı) denirdi. Günümüzde bu kavramı karşılamak için günce terimi de kullanılmaktadır.

Kimi günlüklerde dış olaylara, kimi günlüklerde ise yazarın ruhsal ve dü­şünsel durumuna ağırlık verilmiştir. Tanınmış sanat, düşünce, bilim ve siyaset adamlarının günlükleri, onlann hayatlarını, görüşlerini ve devirlerini aydınlatması bakımından önemli belge­lerdir.

Anı ile Günlük Arasındaki Fark: Günlükte olaylar ve düşünceler aynı gün içinde, sıcağı sıcağına yazıya geçirilmiş; anıda ise olaylar aradan uzun yıllar geçtikten sonra, bellekte kalan biçimiyle yazılmıştır.

Türk ve Dünya Edebiyatında Günlük

Batıda, Rönesans'tan bu yana, pek çok sanat, düşünce ve siyaset adamı bu türde eser vermiştir. Edebiyat alanında yalnız günlük yazmayı meslek edinmiş yazarlar da vardır. Batıda günlük türünde eser verenlerin başlıcaları şunlar­dır:

  • Fransız edebiyatında: Stendhal, Hugo, Jules, Leautaud, Gide…
  • İngiliz edebiyatında: Pepys, Woolf…
  • Amerikan edebiyatında: Thoreau, Anais Nin…
  • Alman edebiyatında Goethe, Hebbel, Kafka…

Günlük türü, Türk edebiyatında ancak son yıllarda ilgi görmeye başlamış­tır. Divan edebiyatında olayları günü gününe anlatan kimi vakayinameler (Silâhdar Tarihi) günlük niteliği taşımaktadır. Divan edebiyatında günlük benzeri yazılara “ruznâme” denir. Bundan başka, Osmanlı sara­yında pidaşahlann yaşayışlarını günü gününe yazmakla görevli kimselerin tut­tukları günlükler vardır ki, bunlar henüz yayımlanmamıştır. Yeni edebiyatta günlük de, anı gibi, Tanzimat'tan sonra bir edebiyat türü olarak işlenmeye baş­lanmıştır. Bu yolda yazan sanat, düşünce ve siyaset adamlarımızın başlıcalan şunlardır:

Âli Bey, Nigâr Hanım (Nigâr binti Osman), Ömer Seyfettin, Atatürk, Nurullah Ataç, Salâh Birsel, Oktay Akbal

GÜNLÜK ÖRNEĞİ İÇİN TIKLAYINIZ...

YUKARI