Paragrafta Yardımcı Düşünceler Özel

Ana düşünceyi destekleyen, açan - açıklayan, onun anlaşılmasına yardımcı olan yan düşünceler, yan yargılardır. Ana düşünce amaç, yardımcı düşüncelero amacı gerçekleştirmede kullanılan araçlar konumundadır. Yardımcı düşüncelerin bulun­masını isteyen sorularda soru kökleri genellikle olumsuz yüklemlerle biter:

  • Bu parçada ... nın hangi yönüüzerinde durulmamıştır?
  • Bu parçada sözü edilen ... ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
  • ......hangisinden söz edilmemiştir?
  • Aşağıdakilerden hangisi ... nın bu parçada değinilen özelliklerinden biri değildir?
  • Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz?
  • Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
  • ......aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
  • ......ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Yardımcı düşünce paragraflarının çözümüne de konu ve ana düşünce sorularındaki gibi başlanır, ilk cümlelerde önce konu ortaya konur ve rastlanan her değişik özellik, değişik yargı belirlenir. Bunları belirten sözlerin, cümleciklerin altınıçizmek­te yarar vardır. Belirlenen bu yan yargılar seçeneklerle eşleştirilmeye çalışılır. Bu arada çizilen bölümlerin altlarına ya da satırların yanlarına ilgili seçeneklerin harf­leri konabilir.

HATIRLATMA

Konu ve ana düşünce, en belirgin ve genel nitelikli özellikle, yargıyla; yardıma düşünceler ise ayrıntılarla ilgilidir.

"... hangisine değinilmemiştir?" …söz edilmemiştir?" gibi sözlerle bi­ten soru kökleri, daha çok, kullanı­lan ifadelerin görünürdeki anlamlarıyla ilgilidir."... hangisi çıkarılamaz? "hangisi­ne ulaşılamaz?"gibi yeterlik fiiliyle düzenlenmiş soru kökleri ise söz­cüklerin /sözlerin yaptırdığı çağrı­şımlarla, mecazlı anlamlarıyla ilgili olduğundan daha fazla yorum is­ter.

ÖRN

Bir dildeki yeni sözcüklerin başlangıçta anlamları ve çağrışımları sınırlıdır. Daha doğrusu bunlar tam anlam sağlamış sayılmaz. Bunların çağrışımsal bir birikim edin­mesi, önceliklerden başka anlamlar da içermesi, kullanılmasına bağlıdır. Bu da ya­zarlar ve ozanların özel bir çaba göstermelerini, dil duyarlıklarını bütün zenginliğiyle yeni sözcüklere yansıtmalarını gerektirir. Bu yönden Türkçe gibi özleşme ve ye­nileşme süreci içinde bulunan dillerde yazarların, ozanların işi, durmuş oturmuş dil­lere oranla daha güçtür. Bu parçadan dildeki yeni sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A)    Önceleri anlam alanları dardır.

B)    Sanatçıların çalışmalarıyla gelişir.

C)     Zaman içinde yeni anlamlar kazanır.

D)    Anlamsal sınırları belirlenmemiştir.

E)    Yaygınlaşmaları, halkın bilinçlenmesine bağlıdır.

ÇÖZÜM

A: "Sözcüklerin, önceleri anlam alanlarının dar olduğu" yargısı 1. cümlede "baş­langıçta (önceleri) anlamları ve çağrışımları sınırlı (dar) dır." sözünden çıkarıla­bilir. 2. cümle de bunun açıklaması niteliğindedir. B: Yeni sözcüklerin, "yazarların ve ozanların (sanatçıların) özel bir çaba göster­meleri ile yeni anlamlar kazanacağı, çağrışımsal birikim edineceği (gelişeceği)" 3 ve 4. cümlelerde belirtilmiştir. C: "Zaman içinde yeni anlamlar kazanacakları" da aynı cümlelerden çıkarılabilir. D: "Anlamsal sınırlarının belirlenmemiş olduğu" yine ilk üç cümlede - özellikle ikin­cide - işlenmiştir. E: Yeni sözcüklerle ilgili olarak "halkın bilinçlenmesi" konusu cümlelerin hiçbirinde işlenmemiştir. "Bilinç" kavramını - doğrudan ya da dolaylı biçimde - karşılaya­cak bir ifade parçada yoktur. (CEVAP: E)

PRATİK YOL

Bir paragraftan yardımcı düşünceleri bulmak için metin çok iyi okunmalı ve seçenekler metindeki yargılarla eşleştirilmelidir. Bu yöntem özellikle "değinil­miştir /değinilmemiştir" tarzındaki soruların çözümünde kolaylık sağlayacak­tır.

DİKKAT EDELİM

Bir paragrafta yardıma düşünceler­le ilgili soru tiplerinde soru kökündeki ifadeye dikkat edilmelidir. Soru kökünde "ulaşılamaz, çıkarılamaz, varılamaz" ifadeleri varsa parçayı kendinize göre değerlendirmeniz is­tenmektedir. Soru kökünde "değinil­memiştir, yoktur" ifadeleri varsa bu sefer de sözü edilenlerin parçada olup olmadığına bakılır. Bu soru tiplerinde ifadelerin olumlu olabileceği de unutulmamalıdır.

UYGULAMA: Aşağıdaki parçada yer alan yardımcı düşünceleri belirleyiniz.

Macit Gökberk'in de belirttiği gibi dil öğretimi yapay metinlerle değil, edebiyat değe­ri olan metinlerle, gerçek sanat ürünleri ile olabilir. Bunun için de yazarların ortaya koydukları yapıtların sanatsal nitelikleri, eğitsel değerleri ve dil özellikleri bilinme­den, bunlardan eğitimde en başta da dil öğretiminde yararlanmak doğru olmaz. Bu nedenle Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Muzaffer İzgü'nün çocuk ro­manlarını eğitim, sanat ve dil özellikleri yönünden incelemek gerekir. Fethi Naci de yapay metinlerin dil öğretiminde hiç kullanılmaması gerektiğini önemle belirtir.

YUKARI